Kayıtlar

Bir lalenin yapılacaklar listesi

Beyninden beş inç büyük telefonunu uyandığı gibi kapar.

Daha çapaklı gözünü açamazken, tivitırı açabilecek kapasitede olan bu göt lalesi, günün anlam ve önemine ilişkin çok hayırlı bir tivit yollar çok sevdiği takipçilerine. Üç beş tiviti beğenir, retivitler. Ardından instegramına girerek, gün(boşluk)aydınlar pozu paylaşır. Keşke fotoğraf filtreleri, beyinsizliği de rötuşlayabilseydi, ama olmadı. Olsun.

Görevler uygulamasına girdi, güne başladı.

***

Yapılacaklar (23 Haziran 2017):

-Uyanır uyanmaz hayırlı günler tiviti at. (Tamam)
-İnstegramda gün(boşluk)aydınlar pozu paylaş. (Tamam)
-Makyaj, topuklular filan... (Tamam)
-Tivittırda birilerine sataş. (Tamam)
-Bilmem kimi ara, birilerinin dedikosunu yap. (Tamam)
-Hazırlan ve sabahın köründe alışveriş merkezine git (Tamam)
-Makyaj tazele. (Tamam)
-Sıtarbakstan tol vayt moka al, ama layt sütlü, dikef, kremasız olsun bebeğim. (Tamam)
-Kremalı olduğu için çalışana bağır. (Tamam)
-Dünyanın en büyük sorunu kremaymış gibi "şekerim hep böyl…

Dertleri öpmek

Birazdan dördüncü sigara yanacak Küllükte yer bulamadığımdan küfredeceğim İzmaritlere mi üzülsem, iyi gitmeyen şeylere mi Bilemeyeceğim. Bir gün daha başlamadan bitti işte Oysa neşeli günler hızlı geçer diye biliyorum Einstein, sence bu normal mi?
Dönüş yolunda yürüyeceğim Saatlerce ayakta kalmamış gibi Biliyorum, üzülerek kaybettiğim zamanları Öpüp yüksek bir yere koydular, kimse basmayın diye Bulacağım.
Evet, yine geç kaldım dün gece uykumda, bir şeylere Sınav mıydı, neydi, her ne boksa Ama, ilginç, bu sefer acele etmedim Öyle ki, rüyada bile pes etmeye başladım. Konuşmadım, konuşamam Sikeyim, neye üzüldüğümü bilmiyorum artık Otomobillere küfrediyorum, yazlara, güneşe Bahane.
Bir kumru gördük karşı apartmanın camında Mermerin en köşesine pısmış Aşağı bakıyor, düşerken uçmamaya karar vermiş gibi. Konuşamıyor, konuşamaz Tüm dertleri öpüp bir kenara koyduk Kumruya üzüldük Susarken ağlamamaya karar vermiş gibi.

Düz giden şeyler

İşte böyle istifa etti mendil satmaktan.
Ben nasıl insanlardan kaçıp en köşelere oturuyorsam
Nasıl katlanıyorsam yazların iğrenç güneşine
Öyle kaçtı bir soluk birilerinden;
-Böyle işin amına koyayım, dedi
Sonra birilerinin koca gülümsemeli suratlarına sıçtı
Ardından mendillerinin amına koydu, fırlattı.

Bembeyaz saçları vardı, sakalları
Tırnakları kirli ama böyle temiz kir yok
Ağzı bozuk ama çirkin gülücüklerden daha kaliteli sözleri
Yerlerde satamadığı son üç mendili
Bira da içmiş, hafif dengesiz
Yamuk dünyada düz yürüyor aslında.

-Kardeşim, dedi, kardeşim ben
-Ben istifa ediyorum.

Sigara ikram ettim, tütünle kutladık istifasını
Kafasına taktıklarını siktiretmesini söyledim, onayladı
Biliyorum ki, böyle bir şey asla olmayacak.
Yine bir şeyler düz gidecek, olsun
Öyleyse o da ters yöne girecek
Otobanda yürüyecek, otomobilleri durduracak
Hepsine küfredecek, özellikle güneş gözlüklülere
Elinde malboro ve telefonla dolaşan bileği çıplaklara
Tertemiz küfürler.

İntikam alacak dünyadan birkaç…

Yetmiş liralık espri

-Abicim hesapla şimdi. Bak dört seneden...

***

"Misafir odasının vitrininde, lacivert kabında duruyor. Diplomayı diyorum. Yani ne boka yaradı şimdi? İş yerinde soruyorlar, dışarıda, bilmem nerede... Okuyor musun vesaire. 'Mezunum,' diyorum, 'üniversite'. 'Güzelmiş,' diyorlar. Sikeyim, bunun için mi dört sene harcadım. Güzelmiş... Amına koyayım ya. Sonunda ne oldu, oyuncakçıda satış danışmanıyım. Barbiler, ayıcıklar, yok nörfler, süngerboblar. Gerçi süngerbobu severim ama... Sikeyim, bunun hakkımda konuşmuyordum. Ne diyordum?

"Kafa mı kaldı amına koyayım. Mal mal yaşıyorum. Zamanında bir hata yapıp öğrenci kredisi aldım bir de... Yirmibin lira borç çıktı. Hayata, dört sene ve yirmibin eksiyle başladım. Nereye gittiğimi de bilmiyorum, öylece gidiyorum. Plan yok, mutsuzum, tüm günüm gidiyor. Bu işler hayattan çalıyor, biliyorsun. Başka seçenek de yok sanırım.

"Boşuna okuduk, bunun için, oyuncakçı... O zaman hiç okumasaydık amına koyayım. Abicim hesa…

Otomatik pliot

Ayakkabılar mı hızlı, ben mi yavaşladım
İleride akşam güneşi çalıyor, solda kornalar Rüzgar yok sanırsın Var amına koyayım, var. Bir bana var, bir bana karşı, Bu nasıl rüzgar, nereden çıktı, adımlarımı yavaşlatıyor Omzumu büküyor, kambur bırakıyor Başka açıklaması yok, haziran fırtınası Kupkuru, yağmursuz
Bu kaçıncı ayın yirmisi
Bıkkınlık yerinde sayıyor, göreceliliği de sikeyim
Köprüde bile karşıma çıkıyor Yürüyor muyum ne, bu köprü bitmiyor Kornalar susmuyor, ayakkabılar durmuyor.

Eminim ters yönden gelen şaşkın
Çünkü gözlerimi kapatarak gidiyorum bazen
Puşt, şaşırma, otomatik pilota aldım Sen anlamazsın, daha erken, umudun var.
Planların var, uzaklara gidersin
Yeni şarkılar keşfedersin, yeni şehirler ve kokular
Öküz öküz gülersin olur olmadık şeylere
Yazları seversin, sıcak günlere tutulur, umut kaparsın
Yaşarsın.

Öldüğümde, öldüğümü söylesinler
Bir zamanlar yaşadığıma inanayım.

Tuval yüz

Canım hiç yaşamak istemiyor
Bankın birine yığıldım yine
Gidemem, kalkarsam hayat başlar
Uzun yollar yürürüm acele
Düşüncelerim bir paket sigara bitirir
Sigara on lira.

Herkes bir yere siktirsin gitsin önümden,
Beni bu bankta bıraksınlar,
Binlerce hayat geçsin ilerden,
Kimi topuklu ayakkabı, kimi cilalı, kimi yalın.
Yalnız umudu olanlar neşe atsın yerdeki şapkama
Çok mutluluk dileniyorum artık.
Bir gitar çalamam ya da klarnet
Şarkı söylemeyi de unuttum, bisiklet sürmeyi unuttuğum gibi
Mutluluğu unuttum.
Ama çok güzel üzülürüm her şeye
Yüzüm tuval olur, bilinmezliğin resmini bakarım.

Gitmem gerek
Banklar yürümüyor, ne yazık.

Tost yerken ölmek

Tostlar güzel kokmuyor artık, peynirli
Çay da varsa yanında, dünyayı fethedebilirdim,
Yalanmış.
Denedim, çizgifilm izledim
Perdeleri açmakla gün ışığı girmiyor eve
Kağıt gemiler sonsuza kadar yüzermiş,
Hasiktir oradan, o da yalan.
Omuzlarımdan bastırıyor kabuslarım
Tost yerken ölmek bu olsa gerek.
Halbuki dün gece astronottum
Bildiğin astronot, o beyaz mavi giysiler falan
İyi ki astronot olmamışım, çünkü gülmüyordum
Sikeyim, rüyalarıma gerçekçilik bulaştı
Ağzıma da küfür...
Gülersem eğer, çirkin gülerim
Çıkaramıyorum, dişimin arasına küfürler kaçtı.

Mümkünse haziranda daha fazla yağmur yağsın
Biliyorsun, küresel ısınma sonbaharı telef etti
Ekim yok artık, doğmadım gibi bir şey,
Yaşadığımı hatırlamaya ihtiyacım var
Dünyanın gökyüzünde bir musluğu olmalı
Yalansa, seveyim böyle güzel yalanı
Açın sonuna kadar suları.

Al işte, sikeyim, sanırım mutlu oluyorum
En son mutlu olduğumda The Killers dinliyordum
Diyordum ki, -yeni bir albüm çıkarsalar keşke
Yeni şarkılarını dinledim bugün,
İyi ki …