İsmail Ağabey'in Blog yazarlarıyla ne alakası var?

-Alo İsmail, naber?
...Yahu bu lalenin verdiği ödevi soracaktım sana, medya dersinden.
...Ulan, ne ödevmiş amına koyayım ya, (...) ne üniversiteymiş!
...Alo? İsmail?
...Sen kimsin ulan?

***

Mezun olmadan önce, gereksiz bir ödevi nasıl yapmam gerektiğini sormak için üniversiteden arkadaşımı arayayım dedim, İsmail. Meğer telefon rehberinde iki İsmail varmış, fark etmemişim. Karşıdaki telefonu açar açmaz önce ödevi sordum, sonra öğretim görevlisine, derse, üniversiteye küfretmeye ve daha pek çok şeye bağıra bağıra küfretmeye başladım. Çok güzel, dolu dolu küfrediyordum, kendimi kaybetmiştim.

Çokça küfürden sonra hattın diğer ucundan ses gelmeyince durdum. Biraz sessizlik oldu ve karşıdaki ses "sen kimsin," diye sordu. Beklediğimden daha yaşlı bir sesti. İçimden "hasiktir," dedim; "acaba kimi aradım?". O kadar küfür ettim, rezil oldum. Birkaç saniye içinde beyin fırtınası yaparak aradığım kişinin büfeci İsmail Ağabey olduğunu tespit ettim. Toparladım: "vay," dedim, "ağabey nasılsın yahu, ben N."...

Karşılık verdi: "vay," dedi, "iyidir sen nasılsın N.".

***

Giresun'a yerleşmiş, orada büfe açmış. "Neden gelmiyorsun kardeşim benim, her şeyini ben karşılarım, buralar mis gibi" dedi; "gelirim ağabey sağolasın," dedim. Hiç değişmemiş, hâlâ cömert. Üniversitedeyken, yolun kenarındaki küçük büfesine sürekli uğrardım. Uzun uzun sohbet etme fırsatı bulamadık hiç; iş, güç, okul... Ama bir çaylık laflardık, hep çay ısmarlardı.

İşler kötüydü, lavazzacılar, sıtarbaksçılar orada oturup yemiyordu elbette. Ben gidiyordum. Hiç söylemedim ama patates kızartması berbattı. Ama samimiydi, hoş sohbeti vardı, hep gülerdi, dertleşirdik, paraya önem vermezdi. Hatta son zamanlarda, yediğimin içtiğimin parasını zorla veriyordum. "Bak," diyordu, "paran olmazsa buraya gel, istediğini ye iç, hiç çekinme".

Küçücük bir bahçesi vardı, iki metre kadar. Çay içer, ayaklarımı uzatır, hemen önümden geçen otomobilleri izlerdim. Bazen dert anlatırdım, bazen dert dinlerdim. Zaten genelde, bir tek ben olurdum büfede. Sonra İsmail Ağabey kapattı gitti. Çünkü bu şehirde iyi insanlar barınmıyor. İlla götü boklu kahveye yirmi lira para alacaksın, anca öyle.

***

Dün kopyala yapıştır tarzı bir bayram mesajı aldım birinden, okumadım.
Biliyorsun vakit yok, arefe gününde eski bir arkadaşa mesaj attım. "Arefede mesaj atılır mı," dedi.
Birine yazacaktım, "hayırsız," kelimesini ve uzayan muhabbeti çekmek istemediğimden yazmadım.
Birini arayacaktım, kibri kulağıma yapışır diye korktum.

Ben de İsmail Ağabey'e bayram mesajı attım, hem de arefe gününde. Sorun etmedi tabi... "Ağabey," dedim, "hatırladın mı beni?". "Yav," dedi "hatırlamam mı". Hal hatır sordu, bayramlaştık.

Bir çayını içmiş kadar oldum.

***

İsmail Ağabey bu şehre ait değil, tanıdığım blog yazarları da bu Dünya'ya...
Blog yazarları da eminim ki birçok şeyi kapatıp gitti bir yerlerden, buralara yazmaya geldi.
Yazılarım patates kızartmasıysa, tadı berbat; ama kimse çaktırmadı. (Teşekkürler!)
Ben telefonu yanlışlıkla bloga tuşladım, çok kişiyi tanıdım. Çayları çok güzeldi.
Kimse uğramasa, ben uğruyorum vakit buldukça; dünyanızdan otobanı izliyorum, ayaklarımı uzatıp.

İkinci günden yazıyorum; biliyorum ki, sorun etmezsiniz:

-İyi bayramlar.

Yorumlar

  1. "Birini arayacaktım, kibri kulağıma yapışır diye korktum." ...
    "Bir çayını içmiş kadar oldum."-bir İsmail ağabeyi görmeden tanımış, çayını da içmiş kadar oldum. Bazen ne güzel insanlara tesadüf ediyorsunuz. Keşke, diyor insan, keşke güzel insanlar hep etrafımızda kalsa! Şehir yutmasa o insanları!
    Bayramlaşan bir insan hiç olmadım fakat iyi bayramlar, efendim! :) Umarım sahiden iyi olur. :)
    İnsanlara baktığınız pencere...
    Not: Hayatımda yediğim en iyi patateslere laf ettirmem!!! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Efendim, yorumlarınız beni öyle sevindiriyor ki, anlatamam.
      Ne desem bilemedim; çok çok çok teşekkür ederim, var olun!!! :)

      Sil
  2. Bu yazı beni acayip duygulandırdı. Sanırım üstüme çok alındım. :)) Bayramın son günü oldu ama size de iyi bayramlar N.G. bey. Ayrıca gönlünüze sağlık! böyle yazılar çok nadir bulunur. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Efendim, bu yorumunuz da beni çok duygulandırdı :)
      Çok çok teşekkür ederim! :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Youtuber iş ilanı

Gazeteci iş ilanı