Neden aramıyorsun bakayım, hayırsız, he?

Susmasını bekledim.

Bir kere çalmaya başladı mı, susmuyor mınakodumun emektar telefonu. İlkokul arkadaşlarımdan biri arıyor. Severim kendisini, ama açmadım. Telefon kendi etrafında dönerken, ben clash royal oynamakla meşguldüm. Elbette dikkatim dağıldığı için yenildim. Rakip de, ben yenilince ağlayan surat ifadesi gönderdi, bu bir küfür olmalı.

Yeni bir maça başlayayım derken, telefon yeniden çalmaya başladı. Telefon titredikçe, baygınlık geçiriyordum. Ses tuşuna basıp, susturdum, ama hala kimin aradığını görebiliyordum. Telefonu ters çevirsem... Yanlışlıkla gelen çağrıyı açmaktan korktuğum için, çeviremedim. Biliyorsun takıntılıyım. Öylece ekranın kararmasını bekledim; ulan bir asır kadar sürdü, yemin ederim sıkıntı bastı. Üçüncü aramada, artık delirmek üzereydim ki, bu seferki çağrı kısa sürdü.

Açsam ne olacaktı? Ne duyacağımı söyleyeyim: "neden hiç aramıyorsun he, hayırsız, he, ha, he?". Ulan, ne zaman, uzun zamandır konuşmadığım birisi arasa, ya da mesaj atsa, konu hep aynı: "Neden aramıyorsun, hiç aramıyorsun, hayırsız, vefasız, aramıyorsun, aramadın, kaç zaman oldu aramadın, hiç, hayırs, vefas, hi, aram, neden, ha, höyt, he?"...

Bir daha uzun zamandır konuşmadığım biri beni arar da, "neden aramıyorsun?" diye sorarsa, ona şöyle yazacağım: "ulan (nokta). Sen(gönder) neden(gönder) arıyorsun(gönder)? Delirtmeyin(gönder) ulan(vurgulu gönder) beni(gönder). Ben(gönder) hayırsızım(gönder), ulan(vurgulu gönder). Ulan(gönder)."

***

Konu sonradan ortaya çıktı.

Efendim konu şunlar: B sınıfı için iftar vakti. Haydi B sınıfı, iftara gidelim. Ehe, Nadide Öğyetmen de geliyoy. Ehe, çok eylenicej. Ehe, haydi B şınıfı, haydi, iftaya gidelim, ehe. Ehe, hayla göyüşüyoyuj, bağlayımıjı hiç ama hiç kopaymadık. Ehe, öğyetmenimiji şeviyoj, ehe. He, ehe.

Arkadaşımı aramışlar, o da bu programı haber vermek için aramış. Beni çağırmadılar çünkü facebook hesabım yok. Çok şükür facebook kullanmıyorum ki, haberim olmadı. Haberim olsaydı da, görmezden gelirdim. Görmezden gelmeseydim, şunları yazardım sevgi dolu B sınıfına:

"Ulan.

Nadide. Sen neden hâlâ böyle işlerle uğraşıyorsun. Yaşı sekiz olan birilerine beden eğitimi dersinde matematik problemi çözdürerek hayattan soğutman, birilerine bas bas bağırıp korkutman, astronot resmi çizenle dalga geçmen veya Marmara haritasını çizemedi diye birilerini tokatlaman gerekmiyor mu, ulan! Lan(vurgulu). Ulan(daha bir vurgulu).

Yok manavdan ceviz aldık, yok pastayı bilmem kaça böldük, yok kesirler, yok şunun yaşı kaç, yok salam, yok sucuk; beden dersinde kesir, resim dersinde toplama, çıkarma, müzikte matematik çıldırmacaları, bağırış çağırış, evde matematik ödevi, yaz tatillerinde her güne ikişer matematik problemi, bilmem ne! Senin yüzünden, lise matematiğinde ölüp ölüp dirildim. YGS'de, sadece dört matematik sorusu yapabildim. Gazetecilik okudum, işsizim. Al ulan, KPSS'ye girdim hala dört matematik sorusu çözebiliyorum.

Sevgi dolu B sınıfının, çoğunluğu ruh hastası öğrencileri. Adam oldunuz mu, ulan(vurgunun bokunu burada çıkarıyorum)? Birilerini iterek, kakarak, aşağılayarak, birilerinin dedikodusunu yaparak inşa ettiğiniz içi sevgi dolu balon karakteriniz, iyice şişti mi? Patlamadı mı henüz? Patlamaz. Sizin gibiler hep kazanır, bilirim.

Afiyet olsun.

İmza: Hayırsız."

Yorumlar

  1. +1'lemek istiyorum müsadenizle şu yazıyı. Noktasından vurgusuna kadar bunu demek istediğim ilkokul, lise ve üniversite gruplarına göndermek istiyorum.

    Yalnız olmadığımı ve hayırsız olmanın aslında çok daha hayırlı olduğunu gösterdiğiniz için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Efendim ne müsadesi, estağfurullah, elbette :) Paylaşmak isteyecek kadar beğenmenize çok çok sevindim, asıl ben teşekkür ederim! :)

      Sil
  2. Hahaha, birilerinin söylemesi lâzım Nadide Hanım'a bunları :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir gün bir yerlerde karşılaşırsam, yüzüne söyleyeceğim :D

      Sil
  3. Hahaha ne güldüm. (Kısa yorum takıntın yoktur umarım)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güldürebildiysem ne mutlu bana! :) (elbette yok)

      Sil
  4. En katlanamadığım insan modeli şu aylarca aramayıp aradığında kendini hayırlı ilan edip 'hayırsız, niye aramıyorsun' diyenler. Bu nasıl bir beynin ürünüdür anlamıyorum!
    Bak şimdi sinirlendim! :) Kendimi tutamayıp bir iki satır daha yazacaktım da durdurdum kendimi! :)
    Neyse, efendim, kaleminize hakikaten sağlık! Keşke facebook hesabınız olsaymış da bunları söyleseydiniz, diye düşünmedim diyemem. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten ben de düşündüm, acaba bir tane hesap açıp yazsam mı diye :D
      Çok teşekkür ederim!!! :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Youtuber iş ilanı

Gazeteci iş ilanı