Sarımsaklı mayonez kuralı

Ketçap mayonez ketçap.

***

"Üç tane sos hakkınız var, ne istersiniz?" diye sordu kasiyer.

Aynı kabusu gördüm. Sabah kalktım, her zaman olduğu gibi güne sigarayla başlamıştım. Çaya yıllardır üç şeker koyuyordum, yine öyle yaptım. Karşı apartmandaki teyzenin hiç bitmeyen meraklı bakışlarına aldırmamak için, suratımı aynı yöne döndüm. Martı ile kavga kavga ediyordu, kornalar çalıyordu, bitmek bilmeyen bir gürültü vardı. Birinin küfretmesi gerekiyordu, ben ettim. Yola koyuldum, sigara yaktım, aynı otobüsü kaçırdım. Sonra aynı otobüse bindim, aynı kestirme yolu kullandım, aynı alışveriş merkezine gittim ve aynı menüden aldım.

Yan sıradaki müşterilere kulak verdim. Efendim, renc soslar, sarımsaklı mayonezler, hardallar, ballı hardallar, barbeküler, bufalo sosları, antiloplar, aslanlar, timsahlar, neler neler. "Ne istersiniz?" diye sordu, "ketçap mayonez ketçap lütfen," dedim.

Çünkü, öyle işte. Yorgunum, mutsuzum ve bir şeyler ters gidiyor. Otobanda giden bir tren gibi hissediyorum; otobandayım ama şerit değiştiremiyorum. Bir yere gidiyorum, somu yok, durak yok, raylar var. Yani "Ketçap mayonez ketçap" üçgeninden öteye gidemiyorum. Hatta "kolada buz olmasın lütfen," diyorum ama buzlu kola içiyorum.

***

Bugün bakkala gittim.

Moralim bozuk, gelecekten kaygılıyım, mutsuzum, takıntılıyım, işsizim; üstüne bir de sigaram bitmiş. Güç bela bakkala vardım. Selam verdim, on lirayı uzattım, "yav," dedi, "kusura bakma kent siviç kalmadı". "Yapma yav," dedim. Aslında şunları demek istiyordum:

"Senin ben dükkanını sikeyim afedersin. Yumurtalar bozuk, süt bozuk, çekirdekler bayat, ekmekler taş gibi, tek düzgün şey sigara, nasıl yok! Neyi hayal ettiysem olmadı zaten. Tüm o mutsuzlukları, hayal kırıklıklarını, kederi, kabusları, kabus gibi günleri falan geçiyorum, bak geçiyorum hiç değinmiyorum.

"Şarkıların bokunu çıkardım, yüzlerce kere aynı şarkıları dinledim, düşüncelere boğulmaktan kaçamadım. Ne manyak adam diye düşünüyorsun dimi, manyağım ulan ben, evet. Beni delirttiniz, ulan. Söyle, kim aldı o son kent siviçi? Sus ulan, soruları ben sorarım, gazetecilik mezunuyum ben!

"Gazetecilik mezunuyum; çağrı merkezinde çalıştım, internet paketi sattım, belgesel ve film paketi sattım. Üç gün sonra işten ayrıldım, bir de ayrıldığım için eğitim ücreti olarak para ödedim, amına koyayım. Kavhe hazırlayıcısı olarak çalıştım, kahve yaptım, boşları topladım, bulaşık yıkadım, yerin ıslak olduğunu görmedim, takla atıp düştüm. Bir ay sonra oradan da ayrıldım. Sırada ne var biliyor musun? Oyuncakçı, amına koyayım. Neden böyle oldu? Vinidıpuların, maylidılponilerin, barbi bebeklerin içine mi düşeceğim ulan ben şimdi?

"Bak, sakın. Hayır, sakın elin kemıla gitmesin. Sakın, sakın 'kemıl içer misin' diye sorma, sakın! Tadı bok gibi. Hayır ulan! Yapma, hayır..."

***

"Kemıl içer misin?"

"İyi ver, hadi kolay gelsin."

***

Hamburgercideysem

Ve soslardan birini geri verip, "bir de yanına sarımsaklı mayonez istiyorum," diyebilirsem, işte o gün kemıl içmeyeceğim. O gün, raylar yok, olmayacak.

Ekleme(13.33): Şu an kemıl içiyorum

Yorumlar

  1. efendim renç ve bufalo sosu denemenizi önersem bana kızar mısınız? Bayılıyorum ben ikisine de o sevmediğim hamburgercilere onlardan almak için gidiyorum sadece. Bir deneyin. Yeni şeyler iyi olabilir belki.


    sağlıcakla kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah, efendim, ne kızması: eminim ikisi de güzeldir :)
      Teşekkürler yorumunuz için,
      İyilikler dilerim! :)

      Sil
  2. ne desem bilemedim ama kemıl nerden çıktı şimdi? bence tamamen bırakmalısınız sigarayı. ayrıca çalışmak iyidir ya, ne iş yaptığın önemli değil.. Ah iletişim fakültesi hepimizi mahvetmedi mi zaten?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O iletişim fakültesi yok mu!..
      Sigarayı bırakmak zor, efendim... Alakasız işlerde çalışmak daha da zor :)
      Teşekkürler değerli yorumunuz için :)

      Sil
  3. "Birinin küfretmesi gerekiyordu, ben ettim."-işte o kadar. Gerekiyordu! :)
    "Otobanda giden bir tren gibi hissediyorum; otobandayım ama şerit değiştiremiyorum."-bütün şeritler kalksın istiyorum.
    -Mayonez, mayonez, mayonez! :) Bir tanesini dibine kadar yeyip diğer ikisine dokunmadığı halde ısrarla kasiyerden üç tane isteyen insan olduğuma göre delilikte yarışabiliriz! :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin üçlünüz daha kararlıymış, efendim! :D
      Bu sos zincirini ne zaman kıracağız acaba? :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Youtuber iş ilanı

Gazeteci iş ilanı