Yavşak güvercin

Mutfağının penceresini açtı
Mermere biraz bulgur döktü paketten, dikkatlice
Bu üçüncü öğün günün sonunda.
İnsan hayret ediyor, böyle açık büfe yok
Bulgur çiğ görünse de, merhamette pişmiş
Ve tam zamanında, saat günü bitirmemiş.

Nasıl hayallerimi kırdı
Böyle güvercin mi olur, yavşak.
Kumrular var biri hasta
Üç dört serçe de sırada
Hiçbirine izin vermiyor, pencereden kovuyor
Tek başına, tüm taneleri silip süpürdü.
Doysa da fazlasını yedi
Bir silahı eksikti yalnız
Eminim, elleri olsaydı kanatları yerine
Yazmayı, çizmeyi bırakır
Tüm kumruları ve serçeleri kurşuna dizerdi.

Parlak taşlara değer biçerdi
Serçeleri köle yapardı bir zamanlar
Bir pencere inşa eder kemikten,
-Medeniyet, derdi; konuşabilse.
Düşünebilse, büyük bir beyni olsa
Nükleer bomba üretirdi.
Taşlar uğruna, kağıtlar ve fazladan bulgur
Öldürebilirdi.

-Oğlum, dedim, bir şey diyeceğim
-Neden savaşıyorsun amına koyayım.